Ara
  • Oğuz Kara

Basın Özgürlüğüne Müdahalede Sınır – 09.09.2020 tarihli Anayasa Mahkemesi Ali Ergin Demirhan Kararı


Anayasal haklardan olan ifade ve basın özgürlüğü haklarının, idarenin engelleme faaliyetlerine konu olması halinde asgari ölçütlerde uyulması gereken şartla ve yasanını imkan tanıdığı ivedi halin kullanılmasındaki sınır ile ilgili Anayasa Mahkemesi’nin 2017/35947 başvuru numaralı kararı 04.10.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Bu yazımız ile mezkur Anayasa Mahkemesi ("AYM") kararını incelemek isteriz.


I. Başvurunun Konusu


Başvuru, www.sendika.org isimli internet haber sitesine erişimin birden fazla kez ve tamamen engellenmesi nedeniyle ifade ve basın özgürlüğü haklarının ihlal edildiği iddiası ile ilgilidir. Başvurucu, AYM’ye tamamı 2017 yılına dayanan toplamda 8 tane bireysel başvuru yapmıştır. AYM tarafından ilgili başvurular arasında konu yönünden hukuki irtibat bulunması sebebiyle tüm dosyaların birleştirilmesine ve tek bir dosya üzerinden yargılamanın yapılmasına karar verilmiştir.


II. Olayın Özeti


Yayın politikasının genel anlamda işçilerin yaşadığı sorunların ve işçi hareketinin gündemde tutulması amacıyla yapıldığı iddia edilen, www.sendika.org isimli internet sitesi hakkında 25.07.2015 tarihinde, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un (“5651 sayılı Kanun”) 8/A maddesi uyarınca erişiminin engellenmesi kararı verilmiştir.


İlgili internet sitesinin sahibi olan başvurucu, erişim engelleme kararından sonra isminin sonuna sırasıyla sayılar ekleyerek her erişim engelleme kararından sonra yeni bir internet sitesi açmıştır. Başvurucu tarafından açılan internet siteleri hakkında toplamda 61 defa erişim engelleme kararı verilmiştir. Başvurucunun erişim engelleme kararlarına yönelik yapmış olduğu itirazlar, ilgili sulh ceza hakimlikleri tarafından kamu düzeni ve milli güvenliği tehdit eden haber içerikleri gerekçeleriyle birlikte her defasında reddedilmiştir. Yaşanan gelişmeler üzerine başvurucu, çareyi AYM bireysel başvuru merciini kullanmakta bulmuştur.


Başvurucu özetle; idarenin erişim engelleme kararına gerekçe teşkil eden açıklamaların hukuki dayanağının olmadığı, yapılan erişim engelleme faaliyetinin internet sitesinin bütününü kapsadığından orantılılık ilkesine aykırı olduğu, sulh ceza hakimliklerinin verdiği onama kararlarının kendisine tebliğ edilmediği ve bu sebeple itiraz hakkının engellendiği, sebepleriyle etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini öne sürmüştür.


AYM ise başvurucunun ihlal konularıyla ilgili yapmış olduğu nitelendirmelere hukuken bağlı olmadığını belirterek, başvurucunun şikayetini ifade ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirmeye almıştır.


III. AYM Değerlendirmesi


AYM söz konusu başvuruda, öncelikle ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde izlenmesi gereken süreçleri belirterek, yapılan değerlendirme neticesinde varılan sonuçların somut olaya uygulanması noktasında bir takım açıklamalarda bulunmuştur. AYM, genel itibariyle başvuruya konu erişim engelleme faaliyeti ile başvurucunun ihlal iddiaları arasında menfaatler dengesinin gözetilmesi gerektiğine değinerek şu saptamalarda bulunmuştur:


- 5651 Sayılı Kanun’un 8/A maddesinde öngörülen usulün ancak gecikmesinde sakınca bulunan ve dolayısıyla ivedilikle müdahaleyi gerektirecek hallerde işletilmesi gereken istisnai bir yol olduğunu ve fakat somut olayda yetkili mercilerin kamu yararı, milli güvenlik gibi gerekçelere dayanak oluşturan temel noktalara atıf yapmadığı, tam anlamıyla hangi olumsuz durumların yaşandığına değinilmeden genel nitelikte gerekçeler öne sürülerek erişim engelleme faaliyetinin yapıldığına kara vermiştir.


- AYM devamla, 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesinde belirtilen hususlarla ilgili verilecek tedbir kararlarında görünüşte ve ilk bakışta bir haklılığın yeterli olacağı ama somut olay nazarında bu anlamda bir haklılığın tespit edilemediğine karar vermiştir. Ayrıca olası bir erişim engelleme kararının, ölçülülük ilkesini ihlal etmeyecek şekilde öncelikle bizzat ilgili paylaşımın yapıldığı URL adresinin engellenmesi, bunun teknik veya başka bir sebepten ötürü mümkün olmaması halinde o vakit tüm sitenin erişiminin engellenmesi gerekmektedir. Fakat somut olay açısından bu aşamaların da göz ardı edildiğine karar verilmiştir.


AYM sonuç olarak başvurucunun ifade ve basın özgürlüğü haklarının ihlal edildiğine karar vermiş fakat başvurucunun manevi tazminat istemini reddetmiştir. Yeniden yargılamanın yapılması ve ihlalin giderilmesi amacıyla Ali Ergin Demirhan kararı ilgili sulh ceza hâkimliklerine gönderilmiştir.


IV. Karar


AYM, Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüğü haklarının ihlal edildiğine karar vererek, birden fazla kez uygulanan erişimi engelleme kararının aslında somut ve gerçekçi gerekçelere dayanmadığını, öte yandan idarenin gecikmesinde sakınca bulunan hal şartından faydalanarak, hak arama hürriyetini engellendiğini, bu gerekçelerden ötürü müdahalenin meşru ve hukuki olmadığına karar vermiştir. Başvurucu maddi veya manevi tazminat talebinde bulunmadığından AYM tarafından bu noktada bir karar verilmemiştir.


V. Sonuç


AYM, somut nazarında yapmış olduğu değerlendirmede idare ve yargı mercilerinin, sitelerde yer alan içerikler ile sınırlama sebepleri arasındaki ilişkiyi hiçbir şekilde ortaya koyamadığını ve gecikmesinde sakınca bulunan bir durum olduğuna ilişkin somut kanıtlar öne süremediğine karar vermiştir. Ayrıca başvuru konusu sitelere erişimin neden tamamen engellendiğine dair 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesinin (3) numaralı fıkrası kapsamında da hiçbir gerekçe ileri sürmemişlerdir. AYM bu ilke kararında olası bir müdahalenin demokratik toplum düzenindeki asgari şartlarını da ortaya koymuştur.


Av. Oğuz Kara

Av. Serhat Timur


24 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör