Ara
  • Oğuz Kara

KVKK Yaptırımlarına Karşı İtiraz Yolları

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) kişisel veri koruma mekanizmasını ve denetimini ortaya koyan bir düzenleme olmakla birlikte Kanun uyarınca kurulan Kişisel Verileri Koruma Kurulu (“Kurul”) yaptırımlarıyla oldukça gündemde.

Kurul uyarınca verilen idari para cezalarının oldukça yüksek olması ve bazı kararlarında taraflarca itiraz edilmek istenen argümanlar içermesi sebebiyle Kurul kararlarına karşı itiraz yolu üzerine bilgi vermek isteriz.

I. Kurul Karar Mekanizmasının İşleyişi

Kurul, sadece ilgili kişiler tarafından yapılacak başvurular üzerine inceleme başlatmayıp, ihlal iddiasını öğrenmesi durumunda resen, görev alanına giren konularda gerekli incelemeyi yapmak zorundadır.

Şikâyet üzerine Kurul, talebi inceleyerek ilgililere bir cevap vermektedir. Kurul, şikâyet tarihinden itibaren 60 gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılmaktadır (zımni red usulü).

Şikâyet üzerine veya resen yapılan inceleme sonucunda, ihlalin varlığının anlaşılması hâlinde Kurul, tespit ettiği hukuka aykırılıkların veri sorumlusu tarafından giderilmesine karar vermekte ve kararı ilgililere tebliğ etmektedir. İlgililer, karar gereğini tebliğden itibaren gecikmeksizin ve en geç 30 gün içinde yerine getirilmek zorundadır. Şayet veri sorumlusu bu kararda hüküm altına alınan yaptırımları süresi içinde yerine getirmezse, Kurul tarafından idari para cezasına çarptırılmaktadır. Kurul söz konusu kararıyla aynı zamanda (para cezasına ek olarak) idari yaptırım kararları da verebilmektedir.

Örneğin, Kurul’un 27.02.2020 tarihli, 2020/173 numaralı kararında, veri sorumlusu hakkında (i) idari para cezası uygulanmasına, (ii) veri sorumlusunun kişisel veri işleme süreçlerini ve bununla uyumlu şekilde “Gizlilik Bildirimi”, “Kullanım ve Satış Şartları” ve “Çerez Bildirimi” metinlerini güncelleyerek web sitesini ve uygulamalarını Kanun’a uygun hale getirerek sonucundan Kurul’a bilgi vermesi yönünde talimatlandırılmasına, karar verilmiştir.

II. Kişisel Veri İhlali ve Kabahatler

Kanun kapsamında işlenen hukuka aykırı fiiller, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (“TCK”) kapsamında suç oluşturabileceği gibi, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu bakımından kabahat de oluşturabilmektedir. Bu kısımda, TCK boyutundan ziyade, işlenebilecek kabahatler ve sonucunda hükmedilen idari para cezalarına karşı kanun yollarına değineceğiz.

Kanun’un 18. maddesinde kabahatler tek tek sayılıp, karşılığında hükmedilebilecek para cezalarının alt ve üst sınırları belirtilmiştir. Kanun’da aşağıdaki tipik kabahat fiilleri düzenlenmiştir:

(i) Veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğünü ihlali,

(ii) Veri güvenliğine ilişkin tedbirlere aykırılık,

(iii) Veri sorumlusunun idari kararları yerine getirmemesi,

(iv) Verbis’e kayıt ve bildirim sorumluluğuna aykırılık.

III. İtiraz Yolları

Bu kabahatlerden birinin işlenmesi halinde Kurul tarafından idari para cezası verilebilmektedir. İlgili idari para cezasının tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde yetkili Sulh Ceza Hâkimliği (“SCH”)’ne itiraz edilme olanağı vardır.

5326 sayılı Kabahatler Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na atıf yapmakta olup, (tıpkı bir suçun işlenmesine izlenen yol gibi) kabahatin işlendiği yer SCH yetkili kılınmıştır.

Daha önce de belirttiğimiz gibi Kurul’un idari yaptırım kararı verme yetkisi de vardır. Şayet idari para cezası ile birlikte ayrıca bir yaptırım kararı da verilmişse (örneğin para cezasıyla birlikte ayrıca verinin yurtdışına aktarılmasının durdurulmasına karar verilmesi) görevli mahkeme idari yargıda idare mahkemesi olmaktadır. Fakat eğer fiil bir suç oluşturuyorsa, ayrıca idari yaptırım kararı verilemeyecektir. Aynı fiille Kanun’un saydığı kabahatlerden birden fazlası işlenmesi halinde, en ağır para cezasını gerektiren kabahatten sorumluluk söz konusudur.

Av. Oğuz Kara

(kara@oguzkara.av.tr)

47 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör